Bizim insanımız mı değişti? Yoksa biz mi aptallaştık. Anlamak mümkün değil.
Çok değil 10 yıl önce köyde yaşamak, tarım ve hayvancılıkla uğraşmak başlı başına geçim kaynağı idi. Nüfusumuzun yaklaşık % 35-40’ı köylerde yaşıyordu.. Ekim-Kasım aylarında Amasya’da yaptırdığımız ankette köylerde yaşayan nüfus oranı % 32, sadece tarım ve hayvancılıkla uğraşanların oranını % 7 bulmuştuk. Diğerleri ek işlerde çalışıyorlardı.
Seçim döneminde epey bir köy gezdik ve yaygın şikayetlerle karşılaştık. Sadece 3 köyde (özel durumları sebebiyle) fazla şikayet yoktu. Bunla beraber o köylerde de işsizlik ve geçim sıkıntısı yaşanıyordu.
Anlatacağım olay, çiftçimizin yaşadığı ekonomik sıkıntının traji-komik yansımasıdır.
Gezdiğimiz tüm köylerde köylülerimize traktörlerin olup olmadığını; traktörü bulunanlardan kaç kişinin evlerinde 1 varil dolusu mazotunun olduğunu sordum. Suluova’nın Kapancıağılı Köyü’nde ve Göynücek’in Gediksaray beldesi’ndeki birer kişinin varil dolusu mazotu olan yoktu. (Kapancıağılı’ndaki hemşehrimizin, çiftçilik dışında ticaretle de uğraştığını öğrendim.) Onların dışında yarım varil mazotu olan yoktu. Hatta çeyrek varil mazotu olan da yoktu. Hatta ve hatta traktörün deposu dolu olan da yoktu. En fazlası yarım depo mazota sahiptiler. 1-2 kgr lık pet şişelerle mazot alanlar vardı. (Sonra o köylerden neredeyse silme AKP çıktı.)
……………
Gediksaray’da seçim konuşmasına hazırlanıyordum. Akşam üzeri idi. Kalabalık sayılacak bir grup vardı. Belediye başkanı MHP’li idi. (Seçildiğinden beri Partinin il merkezinden kendisinin aranıp sorulmadığını ve hatta “hayırlı olsun”a bile gelinmediğinden yakınıyordu.)
Konuşmama traktörler üzerinden başladı. Beldede oldukça fazla sayıda traktör bulunduğunu öğrendim. Giriş sorumu sordu.
-“Evinde bir bidon (varil) mazotu olan var mı?”
Gençten- 25 civarı- birisi cevap verdi:
-“Benim beş varil mazotum var.”
Ummadığım cevaba şaşırmıştım. Bozuntuya vermeden devam ettim.
-“Senin durumun iyi anlaşılan. Başka varil dolusu mazotu olan var mı?”
Sağdan soldan cevaplar geldi.
-“Yok, Hocam. Neredeee….”
-“Hocam pet şişe ile mazot alıyoruz.”
-“Ekin-pancar para etmiyor ki! Neyle alacağız.”
Birisi farklı bir cevap verdi:
-“Hocam sen O’nu boş ver.” (Beş varil mazotu olan genci kastediyordu) “Mazotsuzluktan traktörleri kullanamıyoruz.”
Köylünün durumu daha önce gezdiğim köylerdeki gibi idi. Tek fark bizim beş varil mazotlu gençti.
Elimde mikrofonla gence yaklaştım. Koluna girdim. Konuşma akışı içerisinde, art niyetsiz olarak, bölgemizde çok kullanılan bir deyimi kullandım.
-“Allah aşkına herkez bu kadar sıkıntıda iken sen b kadar mazotu nasıl aldın. Define mi buldun?”
Etrafımızdan çılgınca bir kahkaha koptu. Ne olduğunu anlamaya çalışırken, orta yaşlı birinin sözleri kulağıma çarptı.
-“Hocam üstüne bastın. Kaldır, ayağını!”
Doğrumuydu, sormadım. Merak ta etmedim…
Ancak, şaka ile karışık sohbet edip siyaset yapalım derken………